92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ambalajlanmış
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Ambalajlanmış bir biçimde
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ambalajlanmamış
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Ambalajlanmamış bir biçimde
1. isim , isim , isim , isim , `Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek` anlamlarındaki ambale etmek ve `çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek` anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
Lisan : Fransızca emballé
ambar memuru, ambarda kurutma, kırkambar, tahıl ambarı
1. isim , isim , isim , isim , Genellikle tahıl saklanan yer
1. Asker ambarlarında buğday var.
1. Asker ambarlarında buğday var.
2. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer
3. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri
1. Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu.
1. Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu.
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge
1. Buğday ambarımız Konya.
1. Buğday ambarımız Konya.
5. mimarlık , mimarlık , mimarlık , mimarlık , Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek
1. Şu dört yüz elli dört kuruş, iki ambar kum.
1. Şu dört yüz elli dört kuruş, iki ambar kum.
6. ticaret , ticaret , ticaret , ticaret , Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık
Lisan : Farsça anbār
1. isim , isim , isim , isim , Kapalı bir yerde, güçlü bir vantilatör kullanılarak sağlanan hava akımı ile yeşil ve sulu yemlerin kurutulması
askerî ambargo, ekonomik ambargo, siyasi ambargo
1. isim , isim , isim , isim , Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim
1. Silah ambargosu.
1. Silah ambargosu.
2. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim
3. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim
4. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim
Lisan : Fransızca embargo
1. bir malın serbest sürümünü engellemek
2. gemilerin limanlardan hareketini yasaklamak
3. bir mala el koymak, müsadere etmek
4. siyasi, ekonomik, sosyal alanlarda caydırmak amacıyla yaptırım uygulamak
amber ağacı, amber balığı, amberbaris, amberbu, amber çiçeği, akamber, akar amber, esmer amber
1. isim , isim , isim , isim , Amber balığından çıkarılan güzel kokulu, kül renginde bir madde
1. Dağıtır gülleri boşlukta hava / Ve buhurdanda tüter amberler
1. Dağıtır gülleri boşlukta hava / Ve buhurdanda tüter amberler
2. Güzel kokulu bazı maddelerin ortak adı
Lisan : Arapça ʿanber